27 Ağustos 2010 Cuma

ona, sana, bana......

uzaklardan seversin
önce yüreğe hoş ve boş gelir
uzaklardan gelen uzaklarda sever
kolay gelir
kolayı zor gelir
zoru güzel, dokunulmaz, sakiiiiin gelir
derken bu uzaklar
uzak laaar uzak laar(uzaklaşmalar)

fırtına, deprem, felaket gibi gelir
köppekler gibi özlersin
teninin tuzunu bir alayım yeter ulen tanrım dersin
tanrın sana nanik yapar

testlere sokar
karşılıklı
adem' i deee havva' yı da
görünce fırtınalar kopacak
görüşünce tekrar depremler olacak
onu görünce parca parca liğme liğme olacak kadar ozlersın
bu sana ödev gibi
görev gibi
yukarıdan inme
ister nah de
ister akışına dal git
bu sana tanrından inme

elbet vardır bi çaresi bulunur dersin
biletler ters tarihlere
yağmurlar sen şemsiye almadan beyazlarla çıktığın günlere yazılır


sonra tanrı sizinle bi oyun oynar
al lan der; biletler doğru günlere
özlem az
testleri geçtiniz
al lan der
al
yüzünüze vurur da vurur
sanki 1 kuruş istemişsinizcesine aşağılar

al der
alasınız kaldıysa
tükenmedinizse hala
sabrınızla dalga geçer tanrı bıle koca göbeğiıyle noel baba edasıyla kahkaha atar
siz istediniz ben de verdim?
sokun götünüze
götünüze
...
biletler ters günlere, olaylar tersliklere, kalpler dolu dolu ama kinle akar
diller kötü kelimeler kullanır
kalp kırar
tanrı bıle yaptığı hatadan utanır!
kul utanmaz

14.07.09

Hiç yorum yok: