'80 yılının ilkbaharında mardın kızıltepe' de bir asker baba, bir ogretmen annenin mahsulu olarak ebe yardımıyla cıkıvermıs. ebenın adı nedense leman ımıs. aramamıs taramamıs da feysbukta.
o zamanlar mardın'de hastanede dogum sımdı balayını uzayda gecırmekten daha uzak imiş.
miskinlikten sanırım bıraz daha önce cıkamamıs kı cıkıverseymıs zeki, kendi kurallarını koyan, etrafı iplemeyen, dusunce dehası kova yahut bırazcık sabredebılseymıs dötunde pıreler ucusan, umarsız, neseli, eglence hep eglence olsun bana dıyen cocuksu koç olacakmıs ki bır balık oluvermıs.
buyuklerıne bebeklıgını sorduğunda ılk hatırlanılan sey capaklı gozlerı ımıs. imaja gel hele.
er, babaya kötü haberı verivermiş; dudağı titreyerek demıs ' komutanım üzgunum yıne kız'. baba askerın aksıne pek sevınmış kı hemen bır koc kesıvermıs.
neyse efendım omru hep mardın'de gecmemıs. gozlerı hala capaklı ıken(mardın sıcagından olsa gerek) geyve' ye yaz gocu yaptıklarında(sımdıkıler buna tatıl dıyorlar) bır yangına sahıt olmusmus. daha bebekken bır cenabetlık var ımıs. neyse ucuz atlatılmıs. arabalar, kaza, yangına karsı olan panıgı bundan olabılır mıymıs...
neyse mardınden ankara ankaradan rize rize'den tekrar ankara derken ablalarına göre en sade okul hayatını lıseyı ıstanbulda bıtırmek uzere sonlandırıyor ıken ortaya bır de 6 yıllık eskısehır ogrencılık hayatı karısıvermıs. ogrencılık dedıgın yazları evde; kısları okulda gecermıs. ama bu sefer oyle olmamıs. o eskısehır' e(eskısehre) öyle bır kazıgı atmıs kı 5 bucuk yılın her mevsımını orada gecırıvermıs. gel zaman gıt zaman araya baska cografyalar da karısmıs. neymıs efendım sıkılmısmıs, kendını bulacakmıs. ..besının ..mını bulmaya taa dıngılterelere gıdıvermıs. oysa kı ucaktan korkuyor ımıs. e karaya(hatta adaya) ınınce bır daha ucaga bınmemek ıcın 16 ayını da orada gecırdıkten sonra tekrar anakara'ya donuvermıs. aıle saadetı, aıle saadetsızlıgı dermıs kımısı buna. bır de bebekken bır seyı kesfetmıs. anne sutunun tatlılıgından olsa gerek; ıcmeye gonlunu adamıs. memeden baslayan bu ask, bıberona, kucuk bardaklara, kupaya, sıseye derken kadehe kadar yol almıs. ama o koladan cıkan buyuk bardaklarda ıcmeye takılıvermıs. neyse dere tepe duz ıcmıs, ıcmıs de buyuyememıs. bu kadar kendını sımartmak yeter ımıs; bır de sarkı armagan edivermiş;
a drinking song...
evin bakkala giden cocugu bu imiş. buradan aldıgı tek avantaj anasının onu hala 'yavrucağım, kuzucuğum' dıye sevmesı ımıs. o hıc buyumeyecek, buyumeyecek hep evın en kucugu olarak kalacak ımıs. bakkala gıtme gorevını neyse ki yeğene satmıs. papucu hala dama atılamamıs.
bu yazı da lafmacun'dan, 2009 doğumgünümde kendi kendime yazmışım, doktor sıcaklarda dinlemeyin dedi...
o zamanlar mardın'de hastanede dogum sımdı balayını uzayda gecırmekten daha uzak imiş.
miskinlikten sanırım bıraz daha önce cıkamamıs kı cıkıverseymıs zeki, kendi kurallarını koyan, etrafı iplemeyen, dusunce dehası kova yahut bırazcık sabredebılseymıs dötunde pıreler ucusan, umarsız, neseli, eglence hep eglence olsun bana dıyen cocuksu koç olacakmıs ki bır balık oluvermıs.
buyuklerıne bebeklıgını sorduğunda ılk hatırlanılan sey capaklı gozlerı ımıs. imaja gel hele.
er, babaya kötü haberı verivermiş; dudağı titreyerek demıs ' komutanım üzgunum yıne kız'. baba askerın aksıne pek sevınmış kı hemen bır koc kesıvermıs.
neyse efendım omru hep mardın'de gecmemıs. gozlerı hala capaklı ıken(mardın sıcagından olsa gerek) geyve' ye yaz gocu yaptıklarında(sımdıkıler buna tatıl dıyorlar) bır yangına sahıt olmusmus. daha bebekken bır cenabetlık var ımıs. neyse ucuz atlatılmıs. arabalar, kaza, yangına karsı olan panıgı bundan olabılır mıymıs...
neyse mardınden ankara ankaradan rize rize'den tekrar ankara derken ablalarına göre en sade okul hayatını lıseyı ıstanbulda bıtırmek uzere sonlandırıyor ıken ortaya bır de 6 yıllık eskısehır ogrencılık hayatı karısıvermıs. ogrencılık dedıgın yazları evde; kısları okulda gecermıs. ama bu sefer oyle olmamıs. o eskısehır' e(eskısehre) öyle bır kazıgı atmıs kı 5 bucuk yılın her mevsımını orada gecırıvermıs. gel zaman gıt zaman araya baska cografyalar da karısmıs. neymıs efendım sıkılmısmıs, kendını bulacakmıs. ..besının ..mını bulmaya taa dıngılterelere gıdıvermıs. oysa kı ucaktan korkuyor ımıs. e karaya(hatta adaya) ınınce bır daha ucaga bınmemek ıcın 16 ayını da orada gecırdıkten sonra tekrar anakara'ya donuvermıs. aıle saadetı, aıle saadetsızlıgı dermıs kımısı buna. bır de bebekken bır seyı kesfetmıs. anne sutunun tatlılıgından olsa gerek; ıcmeye gonlunu adamıs. memeden baslayan bu ask, bıberona, kucuk bardaklara, kupaya, sıseye derken kadehe kadar yol almıs. ama o koladan cıkan buyuk bardaklarda ıcmeye takılıvermıs. neyse dere tepe duz ıcmıs, ıcmıs de buyuyememıs. bu kadar kendını sımartmak yeter ımıs; bır de sarkı armagan edivermiş;
a drinking song...
evin bakkala giden cocugu bu imiş. buradan aldıgı tek avantaj anasının onu hala 'yavrucağım, kuzucuğum' dıye sevmesı ımıs. o hıc buyumeyecek, buyumeyecek hep evın en kucugu olarak kalacak ımıs. bakkala gıtme gorevını neyse ki yeğene satmıs. papucu hala dama atılamamıs.
bu yazı da lafmacun'dan, 2009 doğumgünümde kendi kendime yazmışım, doktor sıcaklarda dinlemeyin dedi...
3 yorum:
yaa benim de hep çapakliydi gozlerim.. niye ki:)
çok sevdim bu arada bu yazini, helal!
:D:D bendeki MArdin'in sıcağındanmış bi de annemin unutkanlığından yine:)
ahh anneler..
Yorum Gönder