17 Aralık 2011 Cumartesi

otobüste yüksek sesle telefonla konuşan kadın

    kafamı şişiriyorsun, bil istedim!




  bir metrobüs yolculuğunda, 45 dakikada bir kadının hayatıyla ilgili şu bilgilere sahip olmamı sağlayan sinir edici durum; kadının en yakın arkadaşı sekreterdi. maaşına zam yapılmıyordu. çok yoruluyordu. telefonla konuşan kadının eniştesinin çok borcu vardı ve eşiyle araları iyice bozulmuştu, sanırmış ki boşanacaklardı. telefonla konuşan kadın işten çok geç çıkıyordu, ertesi gün de erkenden gidecekti işe. zam mı? zam elbette daha olmazdı, gireli 3-4 ay olmuştu işe. müşterilerine gıcık oluyordu, kadındı müşterileri(iç ses; kuaför olabilir kendisi).



  1. bir akrabasının/aile üyelerinden birinin(abla yahut abisinin) evinde yaşıyordu. yengesi(evet abisinin evinde yaşıyormuş) yakında bir çocuk daha doğuracaktı(demek ki hamile! vah yazık, bu 3. çocuğu olacakmış) abisinin diğer çocukları yani diğer 2 çocuk erkekmiş. bir hayli yaramazlarmış. abisinin de çok borcu varmış ama yengesi buna rağmen kuaföre bilmem kaç lira vermiş fön için(paranın miktarını anımsamıyorum, o sırada yolculardan biri, bir başka yolcuyla kavga etmeye başlamıştı, çığlık sesleriyle hikayeye son verildi).

    ha bir de, ertesi gün cevahir'de bu kızcağızı gördüm, kuaför değilmiş meğer, bir saç maşası satıyordu. ses tonundan tanıdım; o kadındı. o işte; hani abisiyle yaşayan, yengesi föne bilmem kaç lira bayılan, işinde çok yorulan, abisinin ve eniştesinin çok borcu olan kızcağız.

Hiç yorum yok: