hayatının orta yerine sıçmak mümkün olsaydı keşke evet tam ortasına şekilli, afilli bir sıçmık bırakmak. yaratmak. o da bir iz sonuçta. bir ekşın. değil mi?
keşke hep keşke keşke su içsek işemesek, bira içsek şişkolaşmasak, sevişsek sevişmemiş gibi heyecanlansak, bilsek bilmemiş gibi yeni ve çömez olsak, yaşasak hiç yaşamamış gibi unutmuş hatırlamıyor olsak, küfretsek hiç ağzımızı açmamış, hiç terbiyemizi bozmamışçasına sıcak, samimi ve düzeyli kalsak. seviyeyi bozmasak. keşke onlarcasını hiç tanımasaydım. yok yahu öyle saçma şey olur mu hiç? keşke keşke keşke ....neyse...hepsine üşendim, hepsinden vazgeçtim de keşke sadece şu an iş yorgunluğundan mışıl mışıl uyuyor olabilseydim. yorgunluğu, ter akıtmayı, haketmeyi,....özledim.
o zaman her şey dolu dolu oluyordu. biranın bile işten sonra sanki alkol oranı artıyordu. boşadam olmak tuhaf şey. boşlukları doldurmaya çalışmak komik bir şey. oyalanacak şeyler bulmak delicesine bir görev. günü doldurup çöpe atabilmek sanat istiyor ve de deli sabrı. ben sabırlı mıyım? nayır. hiç sevmem canımın istediği şeyin o an olmamasını. bekledikçe içim soğur, iştahım kaçar.
pişman olmak ne salakça diyecektim tam; da ne saçma. sanki A'yı değil de B'yi seçsen çok süper mutlu olacaktın! Nayır. durumu kabullenip her koşulda mutlu yahut en azından huzurlu olabilme ya da ya da en azından günü normal ve sağlıklı bir şekilde sıradan insanlar gibi kurtarma yeteneğin yoksa her şık sana Bataklık. Her şık itici. Her şık pişmanlık. Her şık hata.
Nefret ettim bugün bazılarından. sanki elleri çüklerinde kafa üstlerinde şeytan, satan boynuzları! bana meydan okuyorlar akılları sıra. Hepsi aynı pez..'in oğulları. aşık olmak da neymiş sen kadın aklınca. neyse, nereden geldin bu konuya ayol!!! sen demin başıboşluktan bahsetmiyor muydun kuzum?
tavukların tüylerini ocakta tütsülemek, bira içip nete girmek, bulaşık makinesini değiş tokuş etmek( yani içindeki kirli ve temizleri ) bunlarla hayatını doldurabilirsin. ne kazandırır; el çabukluğu, kafa dinlencesi. haa arada kitap okur, film izler, arkadaşlarla görüşürsün... ööööeeeeeeyk sıkıldım her bi şeyden. benim soyunup her bi şeyimi kaçasım var sevmediklerimden yakınlara* uzaklarına sevdiceklerimin.
istemez oldum kendimi son günlerde, sıkıldım aynı kendi sorularımdan hep. insan kendinden sıkılır mı hiç. pek tabii ki. ama ne kaddar ayıp diil mi sevdiceklerim? kimin var ki kendinden başka, kendinden sıkılasın? yenileyemez oldum kendimi. soyunup soyunup derimi, gerekirse acıtasım var canımı. yeter ki çıkacaksa altından hasım, özüm, gerçek dileklerim çıksınlar o vakit, benim rızam var acımı çekmeye.
boşa vakit, boş hisler, boş boş boş bomboş boşluk. çığlık atıp kendi içimi kusasım var. içimi derken soyut değil gayet iç organlarım dışarı aksın; siluetim, derim yatak örtüsünü camdan silkeleyen titiz manyak ev kadınlarının silkelediği gibi dışarı aksın; silkelensin. pislik neredeyse camdan düşsün aşağıya. hiç arkama bakmam. üzerine tükürür, çöpçüler alır der, pencereyi kapatır, geçerim. vallahi aramam sormam. aksınlar, gitsinler pis pis kokuşmuş eskiler, boşluklar, tanıdık, bildik, heyecanı solmuş her şey; çok sıkıldım. durağa varmadan inesim hatta kaçasım koşasım var.
1 yorum:
sonunda okuyabildim. dustum mu ben de o sik gibi bosluga.. dur az daha, inan hersey guzel olcak!
Yorum Gönder