26 Nisan 2013 Cuma

ben geldim

teee ne zamandır yazmıyordum. üşengeçlikten, takip edilir okunur olma korkusundan-kimi tanımadığım insancıklar tarafından, bir de kafamdakileri yazıya dökememe korkusundan. kimden korkuyorsam lan topu topu 6 kişi takipte zaten bloğu hfjdfhjsgdfsj

bugün "sözlük zirvesi" var. gitmeyeceğim. çünkü hem çok taşak kokuyor hem de ben hala uyumadım, muhtemelen 3 saat sonra zıbarıcam. aoç süt aldım yaşasın günlük süt, inek inek kokuyor. doğal kokulara hastayım. kokulu peynirleri de bu yüzden seviyorum. kendi kokusunu parfümle örtmeyen insanları da. aaah ah eskilere daldım. benim sevdiğim adam uyku kokardı. onu en çok sabahları sevdiğimden midir nedir bu hafızam:) zat-ı muhteremin konusu bugün yani aslında dün akşam yine açıldı. fallardan konuşuluyordu-ablam, ben ve hülya ablayla-falcı dedim evleneceksiniz siz demişti, hatta ben onu daha tanımadan evvel, t harfli biri olacak, keman yahut gitar çalıyor, çok seveceksin demişti. ikinci gidişimdeyse, fotoğrafını gösterdiğimde; önce yabancı bir kadınla nikah yapacak sonra seninle evlenecek demişti. 2 de çocuğumuz olacakmış, ah ne ala ne ala:))))

sanırım eski hayalim olmayacak. yani çocuğumla aramdaki yaş farkının 20 25 olması. şimdiden, en iyi olasılık 34, 35, 36, 37, 38, 3kjkdjkfjkfjkfjk  saymaya hacetim kalmadı. yuh be ya! oğlum 25 iken ben 60 yaşında olmak istemiyorum! genç, kafa dengi, enerjik ve hala mutlu anne olmak isterdim ben. ne yazık...

emaaan koymuşum yaş farkına. bakalım evlenecek miyim? onu bırak, çocuğum olacak mı, onu bırak ben kendim hala çocuğum lan!

of kalabalık ev isterdim. yeşil çimenli, meyveli, sebzeli, taze nane ekilmiş ve salıncaklı bahçemde ailem ve dostlarla mangallar, alkoller isterdim. bir de büyük, kocaman bir köpek. bu sabah gördüğüm köpeğin cinsi neydi acaba. keşke adama sorsaydım. ben onu sevdikçe, sahibi olan yaşlı adam: "Koku mu aldın sen he, koku mu?" deyip durdu köpeğe. ne kokusu lan???? neyse...

labrador seviyorum da bu sabahki köpek daha tüylü bir şeydi. golden desem değil neyse...çok seviyorum köpek lan :(

rigby vardı ondan önce puppy. rigby ile daha samimiydik. sonuçta köpeği tek gezdiren ve onunla top oynayan bendim. evet top oynamak ve ben jdhfjksdhjhjsdhfj

kediler, üç kağıtçı kadınlara benziyor. her ne kadar kedi sahipleri, ay kediler dobradır, yalaka değildir, istediklerini alır ve gider(!) diye kediciklerini savunsalar da, sevmiyorum sizi kediler, sevmiyorum. üç kağıtçı kadınlar gibisiniz ve hiç de dobra falan değil gayet işini bitirince tekmeyi atan insancıklar gibisiniz götler! ıyyy...

1 kez kedileri çok sevdim. ing.de hindon'dayken. benim gerizekalı sevgilim sandığım adamın, sevgilisiyle beni aldattığını, msn'den evet öğrendiğimde, sasha-evin kedisi-ben ağlarken bana sokulup, tüylerini sürtüp, mırnavlaşırken, sanki derdimi anlarmış gibi davranırken. ertesi sabah mamasını aldı ve siktirdi gitti. nankör!

işte böyle anacığım. bir şeyler bir şeyler oldu hayatımda. değişmeyen tek şey deği... nah! değişmeyen tek şey hala sabitim, aynı yerde, bilg. başında ve işsizim. len 3 yılda bu kadar bilg. başında vakit öldüreceğimi bilsem web master falan olurdum fdjfhdjfhj pek de afilli ismi var, masterlı falan, ne bok iş yaptıklarını da bilmiyorum bu arada jshjdhsjdhsjd code falan yazıyorlardır herhalde. aman bana ne be, ne bok yerlerse yesinler üf bıktım!

bık geldi. çok sıkıldım valla darallarım geldi yine gidiyorum ben çüüüüs!

Hiç yorum yok: